14 10 2012

Felix Baumgartner Tarih Yazdı!

Felix Baumgartner Tarih Yazdı! |  görsel 1

    Serbest düşüşte ses duvarını aşan ilk insan olarak tarihe geçmeyi hedefleyen Avusturyalı ekstrem sporcu Felix Baumgartner, helyum balonla çıktığı stratosfer tabakasında kendini boşluğa bıraktı ve yere inmeyi başardı. ABD'nin New Mexico eyaletindeki Roswell kenti yakınlarında, 850 bin metreküplük helyum balonunun taşıdığı 1360 kilogram ağırlığındaki kapsülle gökyüzüne çıkan "Korkusuz Felix", yaklaşık 39 kilometre yükseklikten kendini boşluğa bıraktı. Baumgartner'in dakikalar sonra paraşütüyle New Meksiko çölüne inişi, ekip arkadaşlarınca coşkuyla karşılandı. Tüm dünyada merakla izlenen müthiş atlayışı sadece İnternetten 7 milyona yakın kişi izledi. 43 yaşındaki ordudan emekli paraşütçü Baumgartner, 1960'da saatte 988 kilometre hızla 31 bin metreden atlayan Joe Kittinger'in rekorunu kırmayı amaçlıyordu. Baumgartner, mart ayında yaptığı denemede 21 bin 800 metre irtifadan kendisini boşluğa bırakmış, saatte 587 kilometre hıza ulaşarak 3 dakika 33 saniye sonra New Mexico çölüne inmişti.     ... Devamı

11 09 2012

12 EYLUL DARBESİ

  ''Sevgili anneciğim ve babacığım, sizler beni bu yaşa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz. Benim sizlere karşı islemiş olduğum hataları ve suçlarımı affedin. Hakkınızı helal edin. Ben sizlerin bir evladınız olarak, bugüne kadar Cenab-ı Hakkın ve Onun Resulünün, Yüce Peygamberimizin yolundan ayrılmadım. Alın yazımız böyle yazılmış. Kader ne ise onu çekeceğiz. Ben de kardeşim Haydar gibi bir an önce Allah'ın huzuruna çıkacağım. Eğer benim günahım varsa Cenab-ı Allah'ın huzurunda çekmeye hazırım. Yok, bir yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler, idam edenler Allah'tan bulsunlar. Şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki, Mustafa'lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır. Zafer her zaman Allah'a inananlarındır. Bunun için hiç üzülmeyin. Cenazemin arkasından ağlamayın, günahtır. Sizden ricam ağlamayın. Anne, sizlerle helalleşmek isterdim, fakat olmadı. Hakkım varsa, hepinize helal olsun, siz de helal edin. Son olarak, abime, yengeme, yiyenime, bacıma selam eder, haklarını helal etmelerini dilerim. Nişanlıma da selam eder, Cenab-ı Allah'ın mutlu bir yuva kurması için ona yardımcı olmasını dilerim. Oğlunuz Mustafa'' ... Devamı

09 09 2012

Bir martı olmak vardı, en İstanbullusundan...

Bir martı olmak vardı, en İstanbullusundan... |  görsel 1

  Bir martı olmak vardı şu aziz İstanbul’da; boğazın serinliğinde keyifle salınmak, pervasızca süzülmek, dertsiz, tasasız… Minik bir kalbin pır pır çarpan mutlu bir martısı olmak vardı. Sahici bir hayatta ne yalan insanlarla ne de yalan aşklarla uğraşmamak… Gecenin sessizlik orucunu kaygısız bir çığlıkla koparmak vardı, alabildiğine uzanmış mavi-siyah sularda kimseden kaçmak derdi olmadan bir başına kanat çırpmak. Şu sahtekar insanlığı ayıplarcasına tepelerinden süzmek belki de, bir deli an olurdu öylece uçardın. Seninle hayat bulmuştu şu boğaz, bir martı olmak vardı çünkü. Öfkeyle kara bulutlar saçan gemilerin ardı sıra alaylı bir gülümsemeyle uçmak vardı, hangi gün hangi saat… Parmaklıklara yapışmış mutlu çocukların eğlencesi olabilmek vardı hatta; şu yozlaşmış kültürün tek masum bir parçası olabilmek… Bir martı olsaydık eğer her birimiz, sessiz sedasız gidebilirdik öylece. Umursamazdık belki, duyamazdık. Yalnızca bir martı, bir ‘yalnız’ martı olabilirdi. Yalnızlık sokağının karanlık bir köşesinde ancak bir martı uçabilirdi endişe etmeden, korku duymadan. Çünkü… Bir martı olmak vardı sebepsizce. Çünkü uçmak vardı. Uçmak… Hayallerinin peşi sıra. konpi Devamı

04 09 2012

Metrobüs Yolcularının Dikkatine!

Metrobüs Yolcularının Dikkatine! |  görsel 1

  İstanbul'da toplu ulaşıma yapılan zamlar 1 Eylül'den itibaren geçerli olmaya başladı. Zamlı tarifeyle metrobüs hattında da kademeli fiyat uygulamasına gidildi. Metrobüste daha önce ilk üç durak için uygulanan uygulama yeni dönemde yaygınlaştırıldı. Eski sistemde metrobüsle 3 durak giden bir kişi parasının bir kısmını iade alıyordu. 3 durak sonrasında ise standart fiyat uygulanıyordu Yeni sistemle birlikte durakların kademeleri artırıldı. Buna göre, metrobüs hattında 1-3 durak arası 1,45 liradan 1,60 liraya, 4-9 durak sayısı 2,10 liradan 2,40 liraya, 10-15 durak sayısı 2,50 liraya, 16-21 durak sayısı 2,60 liraya, 22-27 durak sayısı 2,70 liraya,28-33 durak sayısı 2,80 liraya, 34-39 durak sayısı 2,90 liraya, 40 ve üzeri durak sayısı ise 2,95 liraya yükseltildi. Ancak ücretlendirmedeki küçük detay çoğu vatandaşın gözünden kaçıyor. Örneğin metrobüse Söğütlüçeşme durağından binen bir vatandaş, Zincirlikuyu'da inmesi durumunda 8 durak gittiği için 2,40 lira ödemesi gerekiyor. Metrobüse binerken akbilden çekilen tutar ise en uzun yolculuk ücreti olan 2,95 lira. Zincirlikuyu'da inen yolcunun para iade makinesinden 55 kuruşu geri alması gerekiyor. Bir yolcu bunu yapmaması durumunda kaç durak giderse gitsin en uzun yol parası olan 2,95 lirayı ödüyor. Vatandaşların fazla para ödememesi için mutlaka para iade makinelerinden akbillerindeki tutarı geri alması gerekiyor. milliyet... Devamı

03 09 2012

Breaking Bad - We Still Have A Soul - Walt Jesse - Tribute Vide

Bugün Breaking Bad'in veda zamanı... Devamı

01 09 2012

Samsung - Apple Mücadelesinde 5 Cent Yalanı

Samsung - Apple Mücadelesinde 5 Cent Yalanı |  görsel 1

  The Apple-Samsung verdict has sparked a meme that has become a full fledged story. According to the rumour mills, the story goes that Samsung supposedly tried to pay Apple its $1bn fine by sending more than 30 trucks to Apple’s headquarters loaded with 5-cent coins. Apple security was stunned. Apple chief executive Tim Cook, then got a call from Samsung who told him this was how they were paying the billion-dollar fine. Very funny, but sadly not  true. The story which might have started out as meme on 9Gag.com, gained credibility withpeople sharing the story all over. According to Gizmodo, it appears to have been started out by a Mexican website, El Deforma, which is a satire website. But people obviously thought it was real and that Samsung had become the world’s biggest troll by doing that to Apple. After that many tech websiteswere forced to come out and say that it was a hoax indeed. The Guardian did a complete analysis of how it was not possible for Samsung to pay the fine in 5 cent coins. Others pointed out that it would require a lot more than thirty trucks to carry so many coins. It needs to be remembered that Samsung’s $1.049 bn fine could go up if Judge Lucy Koh decides so on 20 September or 6 December. The $1 bn fine was decided by the jury and the Judge can increase the amount in the post-trial proceedings. --  Özetle bunun gerçekdışı olduğunu ve Samsung'un bu kararı temyize taşımadan ödeme yapmayacağını belirtiyor.... Devamı

28 08 2012

Siz Kimlerdensiniz?..

Siz Kimlerdensiniz?.. |  görsel 1

  Ağlayan bir gece…. Karanlık bulutlar. Ve siz bir başınıza... Attığınız her adımın yankısını duysanız taş duvarlarda dönüp bakacak kadar cesaretli misiniz?   Sizi izleyenin yakınlarda olduğunu bilseniz… Hatta tam yanınızda, içinizde. Şeytanın adını ağzınıza alabilir misiniz? Onu zihninizden atabilir misiniz?   Size başarınızın sırrını sorduklarında çalışmak deyip geçebilir misiniz? Ya tesadüfler? Olasılıkların milyonlarcası ve bir başarı.   Kırmızı bir karanfil olsa ödülünüz, ne düşünürdünüz? Sevildiğinizi, öldürüldüğünüzü?   Bir namlunun ucunda dursaydı hayatınız ne hissederdiniz? Tesadüflere güvenir miydiniz? Ölümü yanıltacak bir tesadüf. Tıpkı hayatı dirilttiği(!) gibi.   Gece gökyüzünde güneşi görseniz, yalancı olduğunuza inanır mısınız? Bir tesadüf eseri olsa? Uydurduğunuz yalanların yüzlercesine basit bir tesadüf!   Başkaları kaybederken kazandığınız zaferler mutlu eder mi sizi? Yoksa hayat tam da bunun adı mı? Belki de sizin tesadüfleriniz şeytanın ta kendisi. Tıpkı arzu ettiğiniz gibi.   Bir tuval uzatsalar size, eserinizi imzasız bırakacak kadar cesur musunuz? Ya size daha iyisini vaat etseler yakıp yeniden başlamak? Bir tesadüf olarak anılmak…   Susuzluğunuzu kanınızla dindirmek zorunda kalsanız, ne kadar özverilisiniz? Kaybederken kazanmak veya hepten yok olmak.   Aynalardan kaçtığınız oldu mu hiç? Bir ayna ve yalanların yüzlercesi. Birden fırlayıp yutacakmışçasına. Korkutucu… Sizi bir yalancı olarak görmek mi olurdu tercihiniz yoksa sonsuz karanlık mı?...   Gerçekten prangalar kavuştursa ellerinizi, ne kadar dirayetlisiniz? İnandıklarınızın peşinde s&u... Devamı

28 08 2012

Harçlar Kalktı

Harçlar Kalktı |  görsel 1

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Başbakanlık MerkezBina’da 5.5 saat süren toplantının ardından Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç açıklamalarda bulundu. 3.5üniversite öğrencisini ilgilendiren müjde niteliğinde bir açıklama yapan Arınç, bundan böyle birinci öğretimde ve açık öğretimde harçların kaldırıldığını söyledi. Arınç, bu düzenlemeden 1 milyon 524 bin 380 birinci öğretim ve 1 milyon 951 bin 494 öğrencinin istifade edeceğini belirterek, kararnamenin bu akşam mükerrer ya da yarınki Resmi Gazetede yayınlanacağını söyledi.   iha... Devamı

24 08 2012

Yıkanabilir Klavye

Yıkanabilir Klavye |  görsel 1

Bilgisayarların hayatımıza girmeye başlamasının ardından klavyedeki kir ve mikroplar bu konuda hassasiyeti bulunan insanların en büyük kabusundan biri oldu. Bazen bir kaç saat vakit ayırıp tuşları teker teker temizlenmeye kalkılan kirli klavyelerin son durağı genellikle çöp kutusu oluyordu. 1981 yılında İsviçre'de kurulan Logitech firması yeni ürettiği  yıkanabilir klavye ile bu kabusa son verecek. K310 olarak adlandırılan klavye su dolu bir kabın içinde veya akan bir musluk altında yıkanabiliyor. Kasasının altında donatılan direnaj delikleri sayesinde hızlı bir şekilde kuruyan klavye, üretim aşamasında uygulanan lazer baskı UV kaplama sayesinde ise uzun yıllar yeni görünümünü koruyor. Yalnız bu klavye kablolu olduğu için yıkama işlemi esnasında USB konektörüne su kaçırmamak ve kuru tutmak için çaba göstermelisiniz. Ancak haberin başlığında her ne kadar "bulaşık makinenizde klavyenize yer ayırın" desek de kesinlikle bulaşık makinesinde yıkamayın. İlk olarak Ekim ayında ABD'de piyasaya çıkacak yıkanabilir klavye 40 dolar olacak.                                                                                                                                   zaman... Devamı

23 08 2012

Dağınık insanlar daha zekiymiş

Dağınık insanlar daha zekiymiş |  görsel 1

Sevgiliniz her kıyafetini çıkarttıktan sonra kirli sepetine atmak yerine yatak odasının yerlerine mi fırlatıyor? Özel bir yemek yapmaya kalktığında mutfak savaştan çıkmışa mı dönüyor? Merak etmeyin her şeyin bir sebebi var. Sevgiliniz dağınıksa ona kızmayın çünkü zeki bir insanla birliktesiniz demektir. Uzmanlar zeka seviyesi ile dağınıklık arasında bir ilişki buldu. Buna göre dağınık insanlar daha zeki oluyor. İngiltere’de yapılan araştırma, dağınık olarak nitelenen kişilerin eğitim seviyelerinin daha yüksek olduğunu ve zor problemleri düzenli kişilere göre daha çabuk çözdükleri anlaşıldı. gazeteport   Devamı

23 08 2012

Bir Ömrün Basamakları

Bir Ömrün Basamakları |  görsel 1

  Yıllar... Bir ömrün basamakları. Burada, aşağılarda başlar her şey. Gözlerini yükseklere dikersin. Yukarı. Sonsuzluğun basamakları. Can atar yüreğin, evvelden ulaşmalı zirveye. Bir de oradan seyretmeli hayatı. Engin çağlayanların sesini bir de oradan dinlemeli. Rüzgarı hissetmeli tenin, fırtınalarla boğuşmalı. Zirve... Başlangıcının sonu, sonun başlangıcı... Kara toprağa bağlanıp kök salmak anlamsız belki de. Yılların birikimini zirveden görmek varken. Bırak gökkubbe alçalsın. Ayaklarının altına serilsin nihayetsiz uçurumlar. Sen dile sonlarını. Yalvarsın sana kara parçası. Bırakmayasın onu gerilerde. Sen uçarken tepelerde, onlar karşında alçalmasın. Sen, sen olduğun için çık basamakları. Ağır ağır... Israr etme hayata, o sunsun sana hediyelerini. Sen... Koşma sakın basamaklarda. Düşmekten değil ama bırak zaman uçursun seni. Gökkubbe alçalsın. Sen koşma! Ezerek çık basamakları. Seni hissetsin bir ömrün anıları. Ay ışığı en yakın sana olsun. Geri dönme asla. Şaşırtmasın seni bilmeceler. Bırak cevabını hayat versin. Soruları sen sor. Cevapları sen yaz. Yuvarla aşağıya, ardından gelenlerin ömrü olsun. Bir ömre bir çok ömür sığdır. Ay ışığı en çok seni aydınlatsın. Korkma yıldırımlardan. Olur ya boşlukta hissedersen kendini, kapat gözlerini. Bulutları çağır imdadına. Korkma. Dostça ağırlayacaktır toprak seni. Bulutlar küstüğü için değil, zirvenin sonu sonun başlangıcı. Hem en yukarısı hem başlangıcı. Bırak ayak izlerin çıksın basamaklara. Sen temizleme. Güneşsıvasın, altından heykeller diksin ardına. Seni göstersin yollar, bir ömrün kırıntıları. Hedefine değil, ardına al güneşi. Bırak yolu çizdiğin, gücü hissettirdiğin, bedeli ödediğin kadar olsu... Devamı

17 08 2012

İnanca Bak!

İnanca Bak! |  görsel 1

 Atatürk Havalimanı'nda Hintli bir yolcu görenleri hayrete düşürdü. 11 yıldır tırnaklarını kesmeyen ve kolunu indirmeyen Hintli, ilginç görüntüler oluşturdu.      Hindistan vatandaşı Kapilakham Namah 11 yıldır indirmediği sağ kolu ile herkesi hayrete düşürdü. Hindistan'dan aktarmalı olarak geldiği İstanbul'dan Libya'ya gitmek için Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali transit salonda uçağını bekleyen Kapilakham Namah adlı yolcunun sağ kolu havada ve tırnaklarıyla dikkat çekti. Sağ kolunu Hinduizm tanrılarından Şiva'ya adayarak kaldırdığını ve 11 yıldır da indirmediğini söyleyen Namah o günden beri bir kez bile kolunu indirmediğini söyledi. Kolunu indirmediği için deformasyona uğrayan ve artık kullanılamaz hale gelen Namah kolunun şeklinin de değiştiğini belirtiyor. Namah 12 yıl daha kolunu bu şekilde havada tutmayı düşünüyor.   Kolunda dolaşım sistemleri ile ilgili sorunlardan dolayı ağrılar geçiren Hindu yolcu 11 yıldır da tırnaklarını kesmiyor. Namah'ın hikayesini öğrenen diğer yolcularda Atatürk Havalimanı'nda hatıra fotoğrafı çektirmek için birbirleriyle yarıştı. Özellikle birçok yolcu sağ kolun 11 yıldır inmediğini öğrenince şok oldular. Namah bazı ihtiyaçlarını sağ kolu havada olduğu için yardımcısı tarafından sağlandığını da dile getirdi. Yolcu uçağa da böyle binince ilginç görüntülere yol açtı.       tg.com.tr... Devamı

17 08 2012

Dersaneler Kapanıyor

Dersaneler Kapanıyor |  görsel 1

Milyonlarca aileyi yakından ilgilendiren dershanelerin geleceği tekrar gündeme geldi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nda kurmaylarına, dershanelerin kapatılmasına ilişkin çalışmanın bir an önce tamamlanması talimatı verdi. Bilim ve Teknoloji Kurulu'nun son toplantısında gündem maddesi eğitimdi. Toplantıda üniversiteye giriş sistemine ilişkin atılacak adımlar masaya yatırıldı. Başbakan Erdoğan, toplantı sırasında dershanelerin kapatılmasına ilişkin konuyu gündeme getirerek, 'Çalışmalarınız hangi aşamada? Neler yapıldı? ' diye sordu. Toplantıda bulunanların 'Zor ve zaman alacak bir çalışma ' yanıtı üzerine Erdoğan, 'Hiç de zor değil, çalışmanızı biran önce tamamlayın, sonuçlandırın ' talimatı verdi. Erdoğan'ın bu talimatı üzerine çalışmaların hızlandığı ve mümkün olan en kısa zamanda dershanelerin kapatılacağı bildirildi. Erdoğan, geçtiğimiz mart ayında yaptığı yaptığı açıklamada 'Üniversite giriş sınavlarını da üniversite hazırlık kurslarını da ortadan kaldırıyoruz ' demişti. Başbakan Erdoğan geçtiğimiz mart ayında Güney Kore ziyareti sırasında kendisine eşlik eden gazetecilere yolda yaptığı açıklamada 'Üniversite giriş sınavlarını da üniversite hazırlık kurslarını ortadan kaldırıyoruz. Bu dershaneler ya liseye dönecekler ya da kapanacaklar. Bazı dershanelerle konuştum. Kendileri 'Biz de bu yola girmeyi düşünüyoruz' dediler ' ifadelerini kullanmıştı.  AİLELERİN SIRTINDA YÜK  2012 verilerine göre Türkiye genelinde halen 3 bin 961 dershane faaliyet gösteriyor. Bu dershanelere 1 milyon 219 bin öğrenci devam ediyor. Dershanelerde çalışan personel sayısı da 50 bini buluyor. Önümüzdeki aylarda tarihe karışacak dershanelerin 10 milyar dolarlık... Devamı

17 08 2012

Zindan

Zindan |  görsel 1

    Bir adım öne çıkmak istediğim zamanlarda düştüm gerilere. Göreceksiniz, siz de farklı değilsiniz. Ne zaman ki ses o adımı atmanızı haykırsa, bir eylül fırtınasına kapılır gidersiniz.   Bir yol açtılar bize. Korkmayın, hepimizi alacak türden. Asla demeyin derlerdi, aslından uzaklaştırırmış. Asla koşamam, asla yapamam… Ben de bir yolunu buldum elbet. Yok öyle bir yol değil benimki. Asla demedim, ama itiraf etmeliyim: hiç. Aslanın pes ettiği yerlerde kullandım hiç’i. Adil mi? Hiç bilmiyorum, asla da bilemeyeceğim.   Bana bir zindan çizsenize. Karanlık, nemli? Belki de kokuşmuş hayallerle dolup taşan. Yalnızlığın duvarına çarpan çığlıkların kollarında can veren duygular… Ve her duygunun yerini almaya hazır tükenmez umutlar… Beyaz bulutların üzerinde uçan mahkumlar… Bir zindan ki bu, zindan olduğunu en son içindekinin anladığı bir yer.   Bir yol açmışlardı ya bize. Sanırım, sanırım zindana giden bir yol olmalıydı bu. Hayır, kimse zorlamadı bizi yolu takip etmeye, yalnızca etrafı uçurumlarla doluydu. Ve bir zindan… Doğumunuzla biletinizin kesildiği… Karanlık, kapkaranlık… Duvarlarına rengarenk hayaller çizemeyeceğiniz…   Zindandan şarkılar söylediler bize. Her notasında  bir ürpertinin saklandığı, her nefeste zindan kokan şarkılar. Benim sesimi bastırdı bu şarkılar. Sesinizin yıkamadığı zamanlarda çaldınız bunu. Ve uyuttunuz bizi. Sizler! Sizlerdiniz zindanlarda fidan yetiştirmek isteyenler.   Her dönemece koymuşlardı bir kırmızı ışık. Ritmimi bozdunuz hayatımın. Yok, aslında teşekkür borçluyum. Siz öğrettiniz kırmızıda durulması gerektiğini, bedelini hayatımla ödeyeceğimi… Haklıydınız belki de, sizin amaçlarınıza ulaşamadan ne... Devamı